İdari İşlemin İptali Davası ve Yürütmenin Durdurulması

Hukuka aykırı işlemlerin ortadan kaldırılması ve doğacak zararların önüne geçilmesi için açılan en kritik dava türü ise İdari İşlemin İptali davası ve Yürütmenin Durdurulması talebidir.

İdare, kamu gücünü kullanarak tek taraflı irade beyanıyla işlemler tesis edebilir. Memur atamaları, disiplin cezaları, imar planı değişiklikleri, ruhsat iptalleri veya idari para cezaları bu işlemlerin en yaygın örnekleridir. Ancak hukuka aykırı olduğu düşünülen idari işlemler, bireylerin haklarını ve mülkiyet dünyasını doğrudan zedeler.

Bu noktada Anayasa ile güvence altına alınan “idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır” ilkesi devreye girer.

1. İdari İşlemin İptali Davası Nedir?

İptal davası; idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden biriyle hukuka aykırı olmaları nedeniyle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan ve idari işlemin geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılmasını amaçlayan bir idari dava türüdür.

İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.

2. Yürütmenin Durdurulması (YD) Nedir?

İdari yargılama hukukunda kural olarak, hukuka aykırı bir idari işleme karşı dava açılması, o işlemin yürütülmesini (uygulanmasını) kendiliğinden durdurmaz. Örneğin; hakkınızda bir yıkım veya sürgün kararı varsa, siz dava açsanız dahi idare bu kararı uygulamaya devam edebilir. Dava yıllar sonra kazanılsa bile, yıkılan binanın veya yaşanan mağduriyetin telafisi imkansız hale gelebilir.

İşte bu telafisi imkansız zararların önüne geçmek için Yürütmenin Durdurulması (YD) müessesesi düzenlenmiştir. YD kararı, geçici bir hukuki koruma önlemidir ve davanın başında veya sürecinde verilir. Mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verdiği an, idari işlemin uygulanması dava sonuna kadar askıya alınır.

3. Yürütmenin Durdurulması Kararı Verilmesinin Şartları Nelerdir?

İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Madde 27 uyarınca, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verebilmesi için şu iki şartın birlikte (kümülatif) gerçekleşmesi zorunludur:

  1. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması: İşlemin uygulanması halinde kişinin geri dönülemez bir maddi veya manevi kayba uğrayacak olması gerekir.
  2. İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması: Mahkemenin ilk incelemede işlemde bariz bir usul veya esas hatası görmesi şarttır.

Önemli Not: Yürütmenin durdurulması talepleri, idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra karara bağlanır. Ancak uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerde (örneğin yıkım, sınır dışı edilme veya tahliye kararları gibi), idarenin savunması alınmaksızın da yürütmeyi durdurma kararı verilebilir.

4. İdareye Başvuru Zorunluluğu

İdari Yargılama Usulü Kanunu’ nun 13. maddesinin 1. fıkrası idareye başvuru zorunluluğunu düzenlemiştir.

İYUK madde 13/1:

“İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.”

Kanunu düzenleme gereğince idari dava açmadan önce, idareye başvuru yapılması ve dava konusu iş veya işlemin iptal edilmesi talep edilmelidir. Bu talep için kanun, hak düşürücü süreler öngörmüştür:

  • Bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl,
  • Her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl

Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.

5. İptal Davası Açma Süresi Kaç Gündür?

İdari yargıda süreler kamu düzenindendir ve bir günle dahi kaçırılması davanın usulden reddedilmesine yol açar. İYUK uyarınca genel dava açma süreleri şu şekildedir:

  • Danıştay ve İdare Mahkemelerinde: 60 gün
  • Vergi Mahkemelerinde: 30 gün

Bu süreler, idari işlemin ilgiliye tebliğ edildiği tarihi takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Eğer dava açmadan önce üst makamlara başvuru yapılmışsa (İYUK Madde 11 kapsamında), bu başvuru işlemeye başlayan süreyi durdurur.

6. İdari İşlemin Sakatlandığı 5 Temel Unsur

Bir idari işlemin iptal edilebilmesi için aşağıda belirtilen 5 temel unsurdan en az birinde hukuka aykırılık bulunmalıdır:

UnsurAçıklamasıÖrnek Hukuka Aykırılık
1. Yetkiİşlemi yapan makamın kanunen yetkili olması gerekir.Valinin yetkisindeki bir cezayı kaymakamın vermesi.
2. Şekilİşlemin kanunda öngörülen usul ve şekil şartlarına uygun yapılması gerekir.Savunma alınmadan disiplin cezası verilmesi.
3. Sebepİdareyi o işlemi yapmaya iten hukuki veya fiili bir gerekçe olmalıdır.Ortada hiçbir disiplinsiz davranış yokken ceza kesilmesi.
4. Konuİşlemin doğurduğu hukuki sonuçtur; mevzuata ve hukuka uygun olmalıdır.Kanunda yeri olmayan bir yasağın veya cezanın uygulanması.
5. AmaçHer idari işlemin nihai amacı mutlaka “Kamu Yararı” olmalıdır.Kişisel husumet veya siyasi saiklerle memurun sürülmesi.

7. Sonuç

İdari işlemin iptali davası ve yürütmenin durdurulması talebinin; sürelerin sıkı takibi, dilekçelerin usulüne uygun hazırlanması ve yürütmenin durdurulması şartlarının mahkemeye doğru aktarılması bakımından yüksek derecede teknik bilgi gerektirir. Süre aşımı veya yanlış açılan idari merci tecavüzleri, haklı olduğunuz davalarda dahi hak kaybına uğramanıza neden olabilir. Bu nedenle idare ile yaşanan uyuşmazlıklarda uzman bir idare hukuku avukatından profesyonel hukuki destek almak hayati önem taşımaktadır.

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Eren GENÇ ve Av. Halil ÖZBEKLİ’ye aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir. Diğer makalelerimize makaleler bölümünden ulaşabilirsiniz.

Soru ve Yorumlar İçin

Hukuki sorunlara dair her türlü görüş, yorum ve sorularınızı iletişim bölümünden ve mail bölümünden yazabilirsiniz.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir